  "Ensar" gibi olabilmek...
	
Bir gn bahede geziniyordum. Elma aacnn bir dal, yle meyve vermi ki; dal, meyvelerin arlndan eilmi. O srada hafif bir rzgr kt. Dal sallanrken, anladm ki krlacak. Elbette ki, aacn, meyvenin akl uuru yok. Rezzak- Kerim olan Allah "Meyveni ver!" diye emretmi, o da meyve ile dolmu. Bu manzara karsnda ok duygulandm. nk bu dal, meyvelerine kurban olacakt.

Bahvan, elma ykl daln altna bir payanda koydu. Hey ya Rabbi, u hale bak! Kuru bir dal, meyve ykl dala destek oldu. kisi de kymetlendi. kisi de ayakta durma ansna sahip oldu. nanyorum ki; o payanda, meyve ykl dalla vnd ve sevindi. Her ikisinin birden dayana artt.

Sadece elmann dal m byle? Allah bir kanun koyar, o kanunu insanda, hayvanda, aata, iekte uygular. Bu sebeple, canllar arasnda benzerlikler oktur. Her meyve ykl dal, beni duygulandrr. Onu hayran hayran seyrederim.

nsan da aciz bir varlktr. eitli eylerden destek almak zorundadr ki, dayana artsn. Cebinde para olann durumu farkldr, yeri yurdu olann durumu farkldr. Herkesin mutlaka bir dayana vardr, bir dayanaa ihtiyac vardr.

Hastanede yatarken ok ibretli manzaralarla karlatm.

Doktor geldi, hepimizi muayene ediyor. Yal bir kadn, "Rica ederim doktor bey, beni tedavi etmeyin." diye yalvarmaya balad. Hepimiz dikkat kesildik. Kadn devam etti: "Mmknse beni ldrnz." Doktor bunun sebebini sordu. Dedi ki: "Doktor bey, ben iyiletiimde nereye gideceim? Benim kimsem yok, beni huzur evine brakacaklar. Onun iin ben lmek istiyorum. Mezardan daha huzurlu bir ev bilmiyorum."

O kadnn birdenbire ktn, solduunu grdm. Kati kanaatim var ki; onun bir yakn gelseydi, "Sen benim akrabamsn, benim evimde yaayacaksn." deseydi o kadn iyileirdi.

Alvarl Hac Mehmet Efendi'yi Erzurum'da evinde ziyaret ettim. Rahlenin zerinde bir yastk vard, ban o yasta koyarak dinlenirdi. Ziyarete giderken iimden yle dndm. Bu, meayhtan mbarek bir insan. nallah bana bir eyler anlatr da dinlerim. Huzuruna varnca buyurdu ki: "Samanlkta saman dolu. ki kz kapdan ieriye ban uzatm, saman yiyorlar. nc kz de darda bekliyor. O saman yiyen kzler, biz epeyce karnmz doyurduk, biraz geri ekilelim de u dardaki kz de azck yesin, demezler. nk onlar hayvandr."

Sosyalizmin yaygn olduu 1940'l yllarda, Mehmet Efendi'nin bu misali beni bir hayli sarsmt. slamiyet'in olduu yerde sosyalizme gerek yoktur. Mslmanlarn birbirine yardmc olmas, dinin bir gereidir. nsanlarn birbirine yardm etmesi kadar yardm edenleri piman etmemek de nemli bir esastr.

ok etkilendiim bir Arap hikyesi yledir:

Arap'n biri kum rengi atna biner, lde kotururmu. At, renginden dolay lde fark edilmedii iin sahibi uuyor zannedilirmi. nsanlar onu seyretmeye karm. Oradaki zenginlerden biri, ata sahip olmay kafasna koymu ve bir tuzak kurmu.

lde bana elbisesini ekip oturmu. Bedevi, lde at srerken oturan yalnz adam grm ve yardm etmek niyetiyle atnn terkisine alm. kisi beraber giderken, arkadaki hain, atn sahibini aaya itmi. Yere den adam, arkasndan u ibretli cmleyle seslenmi: "Git, amma sakn bunu insanlara anlatma. Zira lde kalanlara kimse yardm etmez artk!" Byle ktlkler belki birka defa olur ama bu olaylar duyan binlerce kii yardm etmekten kanr.

slamiyet'te maln muhafazas farz olduu gibi maln bir ksmyla hayr yapmak da farzdr. Bu da bir bakma mal korumaktr.

Rahmetli Mahir z Hocamz derdi ki: "Maddi durumu yerinde olanlar, ald her eyann krkta birini sadaka vermeli. Mesela bir milyara koltuk takm alan kimsenin yirmi be milyon sadaka vermesi lazm..." Yine derdi ki: "ardan, pazardan bir torba veya bir sepet yiyecek aldnz. Bunu elinizde tamayn. Bir hamala verin. O da birka kuru kazansn."

Sahabelerden Mekke'den Medine'ye gelenlere muhacir, muhacirlerle btn varlklarn paylaan Medineli Mslmanlara da ensar denmitir. Ensar yle fedakrane gayret etmitir ki; ksa zaman iinde muhacirlerden fakir bir tek kii kalmamtr. Sahip olduklar btn varlklarn blmlerdir. Bylece, sahabenin ektii skntlar azalm, slam glenmitir.

slamiyet, fakiri bulunmayan bir milleti hedefler. 